Penceresi asma dallarıyla çevrili odada hiç kımıldamadan biri uzanıyor yatağında. Dili de gönlü de susmuş, bu hale bütün hücreleri de eşlik ediyor...
Uzun uzun bakıyorum. Senelerin getirdiği yorgunluk var bu yüzde... Yaşanmış acılardan hediye her çizgi adeta bu yüzün bir parçası olmuş. Yerleşmiş iyice ve belirginleşmiş üzerinde gide gele aşınan yollar gibi çizgiler... Evet bir yüz, yanakları iyice içine çöküp, çukurlaşmış. Elmacık kemikleriyse biz buradayız diye her bakan göze kendini gösteriyor belirgince.
Gözlerse iki kuyunun içinde, kuyular derinleştikçe gözlerde o kuyuların içinde kayboluyor gün geçtikçe. Yüzün rengiyse vücudundaki ızdırabın bir hediyesi olarak nurlandıkça nurlanmış, beyaz... Sakalıysa bu beyazlığa uyum sağlıyor, pamuk gibi. Derisi incelmiş, inceldiği için damarların belirginleşmesiyle ara ara pembelikler oluşmuş yüzünde. Dudaklarında ise can belirtisi yok...
-Nasılsın? sorusuna "şükürler olsun"
diye mırıltıyla cevap veriyor. Bu cevap meydan okur gibi tüm yaşadıklarından duyduğu acılara... Ne bir inilti, ne bir sızlanma duyulmuyor. Sanki yatakta uzunca bir sessizlik yatıyor, boylu boyunca...Sabırla dost olmuş koca bir adam, sustukça dostluğu artıyor...
Yıllarca alnının teriyle çalışıp, kazanan; kendisi tahsilli olmasa da çocuklarının iyi yetişmelerini, hele hele de ahlaklı olmalarını önemseyen çiftçi Ali hiç tahmin etmezdi böyle bir sona yöneliş hikayesinin olabileceğini... Ömrü boyunca ağrı nedir bilmeyen, doktora hiç gitmeyen, hastanelere adımını atmayan çiftçi Ali konuşan bedeninin bir gün gelip böyle susacağını nereden bilebilirdi?... Nereden bilebilirdi böyle bir hastalık illetiyle ömrünün son demlerini geçireceğini...
Kim biliyor ki zaten başına gelen ya da gelecek olan halleri/hadiseleri?
Dedemin dinlenmeye değer hatıraları vardır. Mesela her bulgur pilavı yiyişimizde anlattığı hatırası; Bir zamanlar bir arkadaşının evinde misafir olmuş, sofra kurmuşlar. Sofrada bulgur pilavı... Pilavı yerken içinden çıkan taşın ağzında ses çıkarmasıyla, ev sahibinin -sıkma ulen dişlerini, sıkma- demesini dinlerdik hiç bıkmadan.Ve dinleyen herkesin yüzüne bir tebessüm oturuverirdi gizliden... Geçen gün yanına usulca sokulup -Dede hani bize birşeyler anlatıyordun ne güzel, biz de seni dinliyorduk. Yine anlatsana, anlatmak istemiyor musun?- diye sorunca, sustu sadece. Hatıraları bitmemişti eminim ama anlatacak gücü tükenmişti. Bunu o iki derin kuyuya bakınca anlayıverdim...
Dedemin özene bezene yetiştirdiği bir üzüm bağı var. Ama dedem ilgilenemediği için bağ eskisi gibi verimli değil artık. Bakıldığında güzel bir bağken, şimdilerde dağa dönüşme yolunda ilerliyor malesef... Dedem hastalandıkça, sanki bağ da sahibiyle birlikte hastalandı.Umarım ikisi de iyileşir...Bağ, bahçe işleri yanında zamanında hayvan alım satımıyla da uğraşmış çokça. Hayvanların iyisinden kötüsünden de anlar(mış) dedem. Şu hayvandan şu kadar kilo et çıkar deyince, şaşmaz hesabı ama insanlar şaşarmış bu işe...
Kurban bayramlarında daha bizim kurbanlıklar kesilmeden -Ali ağa bizimkini kesiver- diye gelen komşularını kırmaz, her seferinde önce onlarınkini kesip sonra bizimkine başlardı. Küçükken anlam veremezdim buna, neden önce kendi kurbanımız kesilmiyor diye sızlanırdım. Ama şimdi daha iyi anlıyorum dedemin bu tavrını ve komşu hakkını gözeden, ne kadar iyilik sever biri olduğunu... Yine bir kurban bayramı yaklaşıyor, dedem keşke ayakta olabilseydi de yine önce komşuların kurbanını kesmeye gidebilseydi. Keşke...
60 yaşında Kur'an okumayı öğrenen dedemin dilinden düşmeyen sureler, şimdi de dedemi yalnız bırakmıyor. Arada yattığı yerden mırıldanarak okuyor ezberlerini. Rabbim hakikaten normalde ne ile meşgul idiyse, hasta halinde dahi onunla hemhal ediyor insanı...
Babannemle dedem severek evlenmemişler belki ama birbirleriyle bu zamana kadar birlikte bir ömür geçirebilmeyi başarabilmişler. Günümüz insanının tahammül edemediği şeylere tahammül edip, bu zamana ait olmayan kendi zamanlarının tüm sıkıntılarına, çilelerine göğüs de gerebilmişler. Babaannem de çok düşünceli dedem hasta olduğundan beri. Dedem için diyor ki; -(Allah gecinden versin) deden gidince evimin direği gidecek, dağılacağız.- O direk artık ayakta dik duramasa da babaannem vefasızlık göstermiyor ve hala dedemi evinin direği olarak görüyor.
Rabbim ikisini ahirette de ayırmasın.Onları sevdiklerinin arasına, çeşitli nimetleriye mükafatlandırdıklarının arasına alıversin inşaallah...
. . .
Hayat... İçinde binbir çeşit imtihan.Yaşadıkça yaş/landıran, üzen, eskiten, yiten, bitiren hayat... İsyana sürüklenmeden, nefse uyup yerlerde sürünmeden, sadece Hakkın razı olacağı yolda ilerleyip, tüm imtihanlardan geçebilmek duasıyla...
-zeyyal-
Yazan:
kelebeklersonsuzaucar |
Tarih: 2009-11-29 21:00:56
Konu: dostum'a...
İmtihanın sırrı dostum...Yaratıldık, çeşitli sınavlarla sınanıyoruz. Genciz, yaşlanıyoruz... Kimi sevinçler, kimi üzgüntüler yaşıyoruz.Çeşitli duygularla bezenmişiz, bir çok hissiyatımız var. Ve sayamadığım bi çok şey. Her zaman hayırlı olanı tercih etmek, her zaman Yaratılmışlığımıza uygun şekilde yaşamak, sabrı ve şükrü elden bırakmamamk gerek... Böyle olması gerekirken kimi zamansa kendimize birçok gerekçeler uydurabiliyoruz, malesef...
Dedemin bu hali de imtihanın bi parçası...Maş. o onca acıyla yaşarken sabrediyor, bi kere bile kötüyüm demiyor. Bizler de onun bu haline yaraşır sabrı göstermemiz gerekiyor inş. Rabbim o gücü versin.
Dünyaya geldik, gidiciyiz... Ama kabullenmesi kolay olmuyor insanın sevdiklerini bir gün gelip kaybedecek olması... :(
Hakkımızda herşeyin hayırlısı olsun...hem de herşeyin inş.
Dualarına da kalbi amin...Allah razı olsun dostum.
Ne mutlu sevip, sevgisini ızhar edebilenlere!
Ben de seviyorum o güzel yüreği...
Bağlantı »
Yazan:
kelebeklersonsuzaucar |
Tarih: 2009-11-15 14:41:44
Konu: tşkkr ve bi kaç kelam..
"mevedde" ve aleyküm selam arkadaşım..
Sağolasın, bi nevi iç dökümü oldu... Bir dedeye sahip olamaman üzücü :( ama Allah'ın takdiri... Sizin ailenin de demek ki imtihanı böyleymiş. Rabbim babanı çektiği sıkıntılara karşılık ahirette kat kat fazlasıyla mükafatlandırsın inş. Ahirette hepinizi birlikte eylesin...dualarına da amin... benden de selamlar, sevgiler arkadaşıma...
"acizgönül" kardeşim sağolasın, vakitlerimiz hayırlarla dolsun inş. katmerli sevgilerimle...
.............
Bu arada blogcu değişmiş ama sorunları hala devam ediyor..yorumlar artık düzenlenemiyor..direk ya onay ya da silme işlemi yapılıyor..bu değişikliklerden sadece biri.. şu yorumu yazmak bile büyük iş.. bilmiyorum umarım böyle devam etmez :S
Bağlantı »
Yazan:
cennetkokusu |
Tarih: 2009-11-11 19:45:53
Konu: ..
cnm ne kadar güzel anlatmışsın..insan içine dalınca neler neler hissediyor yakalıyor hayattan..ne güzel bir ömür ki bu etrafındakilere ışık saçıyor..en güzeli değilmidir ki..insanın arkasından hayırla yad edilmesi..rabbim dedene sağlık sıhhat versin..hakkında hayırlısını versin..
dedeni çok güzel anlatmışsın..ben de okurken babanemi,annanemi düşündüm..insan yakıştıramıyor ama hasta olmaları bizleri üzen şeyler..korkularımız.rabbim gecinden versin..!
en son da yazdıgın da babanenin dedene aşkı sevgisi..kendimi buldum.!eşimi düşündüm..garip duygular içine daldım..rabbim hakların da hayırlısını versin..hayırlısıyla sıhhatine kavuşsun deden..
ona ne mutlu ki böyle akıllı güzel sevimli,iiliksever bir torunu var..sana nemutlu ki bir pamuk sakallı bir deden var!rabbim onu size bağışlasın...
cnm benim sevgilerimle..
...............
kelebek-z;
sağolasın ablacım..
"en güzeli değilmidir ki.. insanın arkasından hayırla yad edilmesi" aynen öyle...
"rabbim dedene sağlık sıhhat versin..hakkında hayırlısını versin.."
amin ablacm amin..
Rabbim sizi de birbirine vefalı iki eş eylesin inş. hem bu dünya da hem ahirette birlikte eylesin...
umarım dediğin gibiyizdir ablacm..
Rabbime şükrediyorum zaten böyle bir ailenin evladı olduğum için..
inş. hayırlı evlat, hayırlı torun, hayırlı arkadaş, (ileride de) hayırlı eş, en önemlisi de hayırlı kul olabiliriz inş...
dualar ile.. daimi muhabbetle ablacm..
Düzenleyen kelebeklersonsuzaucar gün: November 11, 2009 saat: 20:33
Bağlantı »
Yazan:
acizgonul |
Tarih: 2009-11-11 06:26:14
Konu: selamünaleyküm
Canım Kelebek kardeşim :) afiyetteyim şükür..Sen nasılsın inşaallah? Mevla hatrını soranları bol eyleye daim,sağolasın.. Bu sene ünv. sınavına hazırlanmaya çalışıyorum inş. dualarına ilhak eyleyesin..
Blogcu pek üzdü bu ara, gidip gidip geliyo :(
Gönüller bir olsun ama ;)
Candan muhabbetle..
..............
kelebek-z;
v.a.s. aciz gönüllü kardeşim ne kadar şükretsek halimize az gelir.. çektiğimiz sıkıntı, üzüntü v.s.' ri bile bizlere tattıran Mevla'ya şükretmemiz gerekir.. ya duygusuz olsaydık? ya gönlümüz bomboş olup, hissiz, ruhsuz olsaydık? bu da bir çeşit nasipsizlik olurdu herhalde..Rabbimin verdiklerine çokça hamdü senalar olsun...
Rabbim gireceğin tüm sınavlarda yardımcın olsun.. başarılı kılsın seni inş.
blogcu da fani işte, naparsın kardeşim.. =) dediğin gibi gönüller bir elh..
candan muhabbetini esirgemeyen kardeşime, benden de yürek dolusu sevgiler... ^ ^
Düzenleyen kelebeklersonsuzaucar gün: November 11, 2009 saat: 20:19
Bağlantı »
Yazan:
acizgonul |
Tarih: 2009-11-09 21:53:16
Konu: selamünaleyküm
"Rabbim ikisini ahirette de ayırmasın.Onları sevdiklerinin arasına, çeşitli nimetleriye mükafatlandırdıklarının arasına alıversin" Amin...
Öncelikle tasvirin çok güzel olmuş;kalemine,yüreğine sağlık..
Canım Kelebeğim, duygulandım doğrusu :( müzik de tam oturmuş.. Dedeni okuyunca, böyle bir muhteremin böyle sevgi dolu torunu olur diye düşündüm Rabbim hep bildiğimiz gibi, hep rızası yolunda eylesin seni(Amin)
Candan muhabbetle Kelebeğim..
..............
kelebek-z;
ve aleyküm selam kardeşim hoşgelmişsin...
teşekkür ederim beğenin için..daha tam anlatamamışımdır bile..çok eksik var ama o an içimden gelenleri yazıverdim...
Hüsnü zanlarından ötürü Mevla razı olsun senden.
amin, cümlemizi rızası yolunda sapmadan ilerletsin inş.
daim hayr dua, selam ve muhabbetle...
Düzenleyen kelebeklersonsuzaucar gün: November 9, 2009 saat: 22:33
Bağlantı »